Hyundai: “IONIQ 3 ile elektrikli araç satışlarımızda ciddi ivmelenme bekliyoruz”

 

Hyundai, elektrikli otomobil atağını yeni modellerle sürdürürken Türkiye’de üretilecek IONIQ 3 için de geri sayıma başladı. Eylül ayının ikinci haftasından itibaren yollara çıkması planlanan IONIQ 3, markanın Türkiye’deki elektrikli otomobil stratejisinde kritik bir rol üstlenecek. Hyundai yetkilisiyle gerçekleştirdiğimiz söyleşide yenilenen IONIQ 6’dan IONIQ 3’e, elektrikli otomobil pazarından Türkiye otomotiv sektörünün ilk yedi aylık performansına kadar birçok başlığı konuştuk.

 

Yenilenen IONIQ 6'nın menzili 680 kilometreye çıkıyor

 

– Yenilenen IONIQ 6'da neler değişiyor?

 

IONIQ 6 modelimiz halihazırda satışta. Yenilenmiş versiyona baktığımızda hem ön ve arka tasarımda hem de iç mekânda önemli değişiklikler olduğunu görüyoruz. Bunun yanında menzil uzadı ve batarya seçenekleri de değişti. Yeni IONIQ 6'yı iki farklı batarya seçeneğiyle satışa sunacağız. 63 kWh bataryalı versiyon 520 kilometre, 84 kWh bataryalı versiyon ise 680 kilometre menzile sahip olacak. Tabii gerçek kullanımda sürüş koşullarına göre bu değerler artabiliyor veya azalabiliyor. Bunlar WLTP verilerine göre açıkladığımız rakamlar. IONIQ 6 satışa sunulduğu günden bugüne birçok ödül aldı. Bunların arasında en önemli ve prestijli ödüllerden biri dünyada yılın elektrikli otomobili seçilmesi oldu. IONIQ 5 de aynı şekilde dünyada yılın elektrikli otomobili seçildi. Dolayısıyla IONIQ modellerimizle otomotiv sektörünün elektrikli araçlara dönüşümünde ciddi bir rol oynuyoruz. Modellerimiz de büyük ilgi görüyor.

Şu anda ürün gamımızda beş elektrikli model bulunuyor. Neredeyse ürün gamımızın yarısını elektrikli modeller oluşturuyor ve buna yakında bir yenisi daha eklenecek.

 

IONIQ 3 eylül ayının ikinci haftasında yollarda

 

– Türkiye'de üretilecek IONIQ 3'te son durum nedir?

 

IONIQ 3'ün ilk dünya prömiyeri İtalya'nın Milano şehrinde Design Week kapsamında gerçekleştirildi. Tanıtıldıktan sonra hem Türkiye'de hem Avrupa'da hem de dünya genelinde çok büyük ilgi uyandırdı. Bu model bizim için ayrıca çok önemli çünkü IONIQ 3'ü Türkiye'de, İzmit fabrikamızda üretiyoruz. Seri üretime de başladık.

 

– Ne zaman yollarda göreceğiz?

 

Eylül ayının ikinci haftasından itibaren satışa çıkacak. IONIQ 3'ün ürün gamımıza eklenmesiyle elektrikli araç satışlarımızda ciddi bir ivmelenme olacağını düşünüyorum.

 

Geçen yıl yaklaşık 9.500 adet elektrikli araç sattık. IONIQ 3'ün ürün gamına eklenmesiyle bu yıl bu rakamın da üzerine çıkacağımızı öngörüyorum. Bizim toplam satışlarımızın yaklaşık yüzde 65'ini yerli otomobiller oluşturuyor. Bugün İzmit fabrikamızda i20 ve Bayon üretiyoruz. IONIQ 3'ün de devreye girmesiyle yerli araçlarımızın toplam satışlarımız içerisindeki payının daha da artmasını bekliyoruz.

 

IONIQ 3 de yerli üretim olacak ve satışlarının zaman içerisinde önemli seviyelere ulaşacağını düşünüyoruz.

 

Bugün yapılan araştırmalarda Türkiye'de elektrikli araçların toplam pazardaki payının 2030 yılına kadar yüzde 40 seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. İlk yedi ay itibarıyla elektrikli otomobillerin payı yaklaşık yüzde 15 seviyesinde ve 94 bin adet elektrikli araç satılmış durumda. Bu nedenle IONIQ 3, Hyundai'nin 2030 stratejisi kapsamında çok önemli bir yere sahip. Özellikle elektrikli araç satışlarında güçlü bir konuma gelebilmemiz açısından bizim için kritik modellerden biri diyebilirim.

 

“Türkiye otomotiv pazarındaki tablo çok iç açıcı değil”

 

– 2026'nın ilk yedi ayını hem Türkiye otomotiv pazarı hem de Hyundai açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

İlk yedi aylık rakamlar bu hafta açıklandı. Açıkçası tablo çok iç açıcı değil.

 

Bir önceki aya kıyasladığımızda temmuz ayında yüzde 25'lik bir daralma var. Temmuz ayı son dört yılın en düşük seviyelerinden birine işaret ediyor.

 

Yıllık bazda baktığımızda pazarda yüzde 10'un üzerinde bir daralma görüyoruz.

 

Elektrikli araç satışları tarafında da her ne kadar ilk yedi ayda yaklaşık 94 bin araç satılmış olsa da geçen yıl bu rakamın yaklaşık 103 bin adet olduğunu hatırlıyorum. Dolayısıyla elektrikli araçlarda da yüzde 10'a yakın bir daralmadan söz edebiliriz.

 

Biz yıla başlarken bu ölçüde bir daralma öngörmüyorduk. Ancak gerek bölgemizde gerekse küresel ölçekte yaşanan jeopolitik riskler ve savaşlar maalesef finans piyasalarını, sektörleri ve hatta ülke ekonomilerini ciddi anlamda olumsuz etkiliyor.

 

Otomotiv sektörü de doğal olarak bundan nasibini alıyor.

 

“Yüksek kredi faizleri pazarı baskılıyor”

 

Türkiye özelinde bütün bu gelişmelerin yanında taşıt kredisi faiz oranları hâlâ çok yüksek. Faizlerin düşeceğine yönelik bir beklenti var ancak şimdilik bu beklenti olarak kalmaya devam ediyor. Bugün pazarda satılan araçların yaklaşık yüzde 65'ini SUV'lar oluşturuyor ve bu araçların ortalama satış fiyatı 2 milyon TL'nin üzerinde. Mevcut kredi kullanım düzenlemelerine baktığımızda anahtar teslim fiyatı 2 milyon TL'nin üzerindeki otomobillerde kredi kullanımı son derece sınırlı. Dolayısıyla pazarda satılan otomobillerin çok önemli bir bölümünde tüketicinin krediye erişimi oldukça zor.

 

Bu da doğal olarak pazarı baskılıyor.

 

Hem jeopolitik riskler hem finansal dalgalanmalar hem de yüksek taşıt kredisi faiz oranları ve krediye erişimde yaşanan zorluklar otomotiv pazarını olumsuz etkiliyor.

 

Hyundai daralan pazarda satışlarını artırdı

 

– Peki Hyundai bu ortamda nasıl bir performans gösteriyor?

 

Marka olarak çok güçlü bir ürün gamına sahibiz. 10'dan fazla modelimiz bulunuyor.

 

İlk yedi ayda 36 binin üzerinde binek ve hafif ticari araç sattık. Pazar yaklaşık yüzde 10 daralırken biz satışlarımızı yüzde 1,7 artırmayı başardık. Küçük gibi görünse de mevcut pazar koşullarında önemli bir artış gerçekleştirdik. Daha önemlisi pazar payımızı yüzde 5,5 seviyesinden yüzde 5,8'e çıkardık. Dolayısıyla daralan bir pazarda Hyundai olarak iyi bir performans göstermeye devam ettiğimizi söyleyebiliriz.

 

“Geniş ürün gamı bize önemli avantaj sağlıyor”

 

– Hyundai Türkiye'de en geniş ürün gamına sahip markalardan biri. Elektrikli otomobillerden içten yanmalı modellere ve SUV'lara kadar çok geniş bir çeşitlilik var. Bunun satışlarınıza etkisini görüyor musunuz?

 

Kesinlikle. Bunun çok büyük etkisi var.

 

Dönemsel olarak bir modelin satışları düşebiliyor, başka bir modelin satışları ise artabiliyor. Bir modelin yüzü eskidiğinde yeni modelin lansmanını gerçekleştiriyorsunuz ve satış dengeleri hemen değişebiliyor. Dolayısıyla çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olmak bizim için son derece önemli. Bunun satışlarımıza da ciddi katkı sağladığını söyleyebilirim.