Geçen hafta bir grup gazeteci ile İntercity Yönetim Kurulu Başkanı Vural Ak’ın basın toplantısına katıldım. 32 yıldır bu işin içinde olduğunu söyleyen Vural Ak’ı yaklaşık  20  yıldır tanıyorum. Kozyatağı’ndaki küçük ofisinde o zamanlar pek haber değeri taşımayan! “filo kiralama” haberleri yerine, katılacağı yarışları konuşmayı yeğlediğimizi anımsıyorum. Şimdi neredeyse o eski ofisinin toplam metre karesinden daha büyük olan odasında çok büyük bir özgüvenle sektörü anlatıyor. Konuştuğumuz yer İstanbul Park; bir dönem Formula 1 yarışlarının yapıldığı 2 milyon metrekarelik bir alandayız. Konu aslında Mayıs ayında gerçekleştirilecek olan V Weekend… Hiçbir ticari beklentisi olmadan, 2 milyon TL harcayarak hazırladığı dünyada eşi benzeri olmayan bir spor festivalinin haberini veriyor. Daha önce de V Weekend Motoring Festivali de düzenlenmişti. Bir süre sonra konu doğal olarak Türkiye’nin filo kiralama sektörüne geldi. Ak’ın toplantıdaki vücut dili, söylemleri, verdiği rakamlar, açıklamaları, ön görüleri, kendine ve şirketine olan güveni etkileyici. Şimdi toplam 650 çalışanıyla, aldığı araçlarla, kiraladıkları ve 2.el satışlarıyla bu sektörün en büyük oyuncusu. Rakiplerinin adını vermiyor ama anlattıklarından rakiplerini çok yakından takip ettiğini anlamak mümkün. Daha doğrusu filo kiralama ve 2.el otomobil sektörünü yakından takip ediyor. Önemli ve yürekli açıklamalarda bulunuyor. Anlaşılan o ki, önümüzdeki aylarda bu sektör bir çok önemli gelişmelere gebe. İsim vermese de konuşmasından bu sektördeki bazı oyuncuların daha saf dışı kalacağı anlaşılıyor. 2017 yılının sonunda “hormonlu bazı filo kiralama şirketlerin patlayacağını” söyleyen Vural Ak ne yazık ki 2018 yılında haklı çıkmıştı. Şimdi de karamsar denebilecek senaryoları var. Filo kiralamasıyla, 2.el satışlarıyla varlığını sürdüren bir çok şirketin akıbetini bu yıl sonuna kadar  göreceğiz. Ama anlaşılan o ki; kötü yönetilen filo kiralama şirketlerinden kötü haberler bu yıl da gelecek.


Yeni çağın yeni kitapevi: Turkcell Dergilik
30 yılı aşkın bir  süredir gazetecilik, daha doğru bir ifaede ile de dergicilik yapıyorum. Çalıştığım haftalık bir derginin 120 bin sattığını da gördüm, bizzat yaşadım. Haftalık Otohaber Dergisi’nin yaklaşık 14 yıl yayın yönetmenliğini yaparken de 20-30 binli rakamlara ulaştığımızı biliyorum. Şimdi durumları biliyorsunuz… Ama size yeni çağını yeni kitapevinden; Turkcell Dergilik’ten sözetmek istiyorum. Diğer otomobil dergilerinin rakamlarını bilemediğim için veremiyorum. Belki daha yükseği de vardır. Aylık OTODERGİ’nin 1 Ocak-14 Nisan 2019 tarihleri arasında tam 332.522 adet “satın alınarak” indirildiğini söyleyebilirim. Aylık yaklaşık 95-100 bin adet demek bu. Günümüz yayıncılığ için bence büyük bir rakam. Yayıncı olarak Turkcell Dergilik’in değerini bilmek lazım diye düşünüyorum. Ve başka bu tarz platformların da artması en büyük dileğim olabilir.