“Yeni Hilux ve Yeni RAV4 Hybrid Toyota’nın marka değerine güç katıyor”
“Hilux ve RAV4 Hybrid, otomotiv sektöründe global ikonlar haline gelmiş iki model. Her nesliyle segmentinin referans noktası olarak kabul ediliyor. Hilux ve RAV4, bizim için satış adetlerinin ötesinde markamıza değer katan, Toyota’nın farklı alanlardaki gücünü ve kimliğini temsil eden iki ikonik model. Her jenerasyonda olduğu gibi bu modeller hem global olarak hem de Türkiye’de müşterilerimizden yoğun talep görüyor. Hilux, Türkiye’de de segmentinde liderlik konumunu uzun yıllardır kanıtlamış durumda. Hem özel hem de iş amaçlı kullanımlarda tercih ediliyor. Türkiye’de 2004’ten bu yana 70 bin adedin üzerinde satış rakamıyla Hilux, en çok tercih edilen pick-up modeli olmayı başardı. Yeni nesliyle birlikte Hilux, daha premium bir noktada konumlandırılıyor. Standart 4x4 çekiş sistemiyle sunduğumuz bu modelden yıl sonuna kadar 1000 adet satmayı hedefliyoruz.”
“Son çeyrekte satışa sunacağımız Toyota RAV4 Hybrid de, markamızın prestij modellerinden birisi. RAV4, hem Avrupa hem globalde Toyota’nın en çok tercih edilen SUV modeli olmaya devam ederken 2025 yılında dünyanın bir numaralı modeli olarak iddiasını daha da arttırdı. Türkiye'de model duyurusunu gerçekleştirdiğimiz andan itibaren de son derece güçlü bir müşteri ilgisiyle karşılaştık. Ancak global talebin yüksek olması nedeniyle sınırlı sayıda araç temin edebiliyoruz. Bu doğrultuda Türkiye'ye ayrılan araç adedini artırabilmek için çalışmalarımız devam ediyor.”
“Hilux’ın gücünü satış sonrası hizmetlerle tamamlıyoruz”
“Pick-up pazarında yeni oyuncuların ve fiyat rekabetinin artması elbette pazarı hareketlendirecektir. Fiyat avantajı her zaman kendisine belirli bir müşteri kitlesi yaratır. Ancak özellikle ticari araç müşterisinin tercihinde yalnızca satın alma fiyatı belirleyici değil. Aracın dayanıklılığı, satış sonrası hizmetler, yedek parça bulunabilirliği ve gerektiğinde ne kadar hızlı yeniden yola çıkabileceği çok önemli. Çünkü ticari aracın tekeri döndükçe sahibi para kazanıyor, araç durduğunda iş de duruyor. Hilux’ın en büyük güçlerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Bugün Hilux, madencilik ve enerji gibi son derece ağır çalışma koşullarından şehir içindeki özel kullanıma kadar çok geniş bir müşteri kitlesine hitap ediyor. Madencilikte yüzlerce metre yerin altında çok zorlu koşullarda çalışan Hilux’lar olduğu gibi, son iki nesilde artan konfor seviyesiyle günlük kullanım için tercih eden, kadın kullanıcıların da dahil olduğu yeni bir müşteri kitlesi oluştu. Aynı zamanda boyutları sayesinde otoyol ve köprü geçişlerinde 1. sınıf araç olarak değerlendirilmesinin de avantajlarına sahip. Bu sayede Hilux, bir otomobil gibi tüm köprü, tünel ve otoyollardan geçebiliyor.
Hilux’ın yıllar içerisinde kazandığı dayanıklılık itibarı, genişleyen kullanım alanı ve 10 yıla kadar uzayan Toyota Garanti ON programı dahil güçlü satış sonrası hizmetleriyle pick-up pazarındaki güçlü konumunu koruyacağına inanıyoruz. Son 4.5 yılda satılan pick-up’ların yaklaşık yüzde 40’ını Hilux oluşturuyor. Bu araç, uzun yıllardır segmentinin en önemli modellerinden biri ve yıllık 4-5 bin adetlik satış potansiyeline sahip. Gelecek sene de alokasyonlara bağlı olarak ne kadar bulabilirsek o kadar getireceğiz.”
“Toyota yenilikleri hız kesmeden devam edecek”
“Yeni Hilux ve Yeni RAV4 Hybrid’in ürün gamımıza katılmasıyla Toyota’nın Türkiye’deki ürün gamını iki çok önemli modelle daha da güçlendiriyoruz. Ancak yeniliklerimiz bunlarla sınırlı kalmayacak. Yoğun ürün takvimimizi, yılın son çeyreğinde satışa sunmayı planladığımız GR Yaris ile sürdüreceğiz. Böylece 2026’nın kalan döneminde farklı segmentlerde sunacağımız önemli modellerle ürün yelpazemizi yenilemeye devam edeceğiz. Her bir modelimiz kendi segmentinde iddialı ve Toyota markasına kattığı değerle de önemli bir rol üstleniyor.”
Genel otomotiv pazarı
“Yıla başlarken pazarın geçtiğimiz yıla paralel, hatta bir miktar altında seyredeceğini öngörüyorduk. Ancak uluslararası konjonktürde yaşanan gelişmeler, finansmana erişimde devam eden zorluklar ve tüketici davranışlarındaki değişim özellikle perakende talebi üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Toplam pazarın hızında bir düşüş var. Temmuz ayında yüzde 25’lik düşüşle birlikte 84 binlere gerileyen bir pazar oluştu. İlk 7 ayın ardından 640 bin adet civarında bir pazar elde edildi. Ağustos ayında da 75 bin seviyelerinde bir pazar oluşacağı sinyalleri var ve orada da bir düşüş bekleniyor. Bugünkü tablo devam ederse, toplam pazar 1 milyon 175 bin adetlere kadar gerileyecek gibi görünüyor.”
“Toyota olarak yılı pazar payımızı artırarak kapatmayı hedefliyoruz”
“Pazardaki daralmaya rağmen Toyota olarak güçlü konumumuzu sürdürüyoruz. Toyota olarak ilk 7 ayda 39 bin 43 adet binek ve 6 bin 896 adet hafif ticari araç olmak üzere toplam 45 bin 939 adetlik satış gerçekleştirdik ve yüzde 7.2 pazar payına ulaştık. Toyota olarak yıla çok hızlı başlamıştık ve Ocak ayında yüzde 11.6 pazar payıyla ikinci sıraya oturmuştuk. Şubat ve Mart aylarında da bu ikinciliği koruduk. Ancak Toyota üst üste 7 yıldır dünyanın en çok tercih edilen markası, dolayısıyla global ölçekte Toyota modellerine çok yüksek bir talep var. Hangi ülkenin ne kadar alokasyon alacağı ve araçların daha çok talep olan pazarlara kaydırılması konusu Toyota’da çok yaşanan bir durum. Sonraki aylarda biraz alokasyon sıkıntısı, biraz da artan maliyetlerin fiyatlara yansıması sıkıntısını yaşadık. Geçen yıla göre yaşadığımız düşüşün, pazarın genel daralması dışında bizden kaynaklanan bölümü bununla ilgili. Yılın geri kalan kısmında da araç alma savaşı devam ediyor. Toyota’da her ülke daha fazla araç almaya çalışır. Aslında Türkiye’de 100 bin adedin üzerinde bir satış potansiyelimiz bulunuyor. Ancak mevcut pazar koşulları ve araç bulunabilirliğini birlikte değerlendirdiğimizde, yeterli ürün tedarik edebilirsek 2026 yılını yaklaşık 85 bin adetlik satışla tamamlamayı öngörüyoruz. Geçtiğimiz yıla göre bir fark olacak ancak Toyota olarak iyi bir yerde yılı kapatacağımızı düşünüyoruz. Piyasalarda bir değişiklik olmazsa düşen pazar içerisinde bizim daha az düşüşümüzün bize bir miktar pazar payı kazandıracağı yönünde beklentimiz var.”


