ODMD verilerine göre BYD, 2026'nın Ocak-Ağustos döneminde 6.878 adet otomobil satarken, ağustos ayındaki satış sadece 46 adet oldu. BYD'nin Türkiye'deki 43 satış/servis noktası üzerinden kaba bir hesap yaptığımızda, ağustos ayında nokta başına yaklaşık bir otomobil düşüyor. Elbette satışların bayilere eşit dağılmadığını biliyoruz. Ancak rakam, mevcut durumun fotoğrafını göstermesi açısından önemli. Çünkü bu markaya güvenerek milyonlarca liralık showroom ve servis yatırımı yapan iş insanları var. BYD’nin Türkiye genelinde 43 bayisi var.

9 model görünüyor, fiyatı olan sadece 3 model

Sorunun bir başka boyutu ise ürün tarafında. BYD Türkiye'nin internet sitesinde ATTO 2, DOLPHIN, ATTO 3, SEAL U EV, SEAL U DM-i, SEAL, SEALION 7, HAN ve TANG olmak üzere 9 farklı model gösteriliyor. Ancak 3 Eylül tarihli resmi fiyat listesine baktığımızda karşımıza yalnızca üç otomobil çıkıyor: SEAL, SEALION 7 ve TANG.

Üstelik üçü de 2025 model yılı ve fiyatları 4 milyon TL'nin üzerinde. Yani bayinin geniş müşteri kitlesine satabileceği DOLPHIN, ATTO 2, ATTO 3 ve özellikle Türkiye'de ciddi ilgi gören SEAL U DM-i gibi modeller güncel fiyat listesinde yok. Bir bayi otomobil satmak ister. Peki satacak otomobil yoksa ne yapacak? Son aydan somut bir örnek verelim. 43 bayi var ve Ağustos ayına 46 adet araç satılmış. Bayi başına 1 adetlik araç düşüyor.

Manisa'daki gelişmeler soru işaretlerini büyütüyor

Tam bu noktada BYD'nin Türkiye'deki büyük yatırım planına bakmak gerekiyor. BYD'nin Manisa'da yıllık 150 bin araç kapasiteli üretim tesisi kurması planlanıyordu. Ancak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın açıklamasına göre yatırımda öngörülen ilerleme sağlanamadığı için BYD'nin teşviklerden yararlanma süreci 2026 yılı başında askıya alındı. Bakanlık aynı zamanda yatırım anlaşmasının, BYD'nin yükümlülüklerinin ve devlete sunduğu teminatların geçerliliğini koruduğunu da özellikle belirtiyor. Dolayısıyla bugün için "BYD Türkiye yatırımından tamamen vazgeçti" demek doğru olmaz. Ama şunu sormak son derece doğal: Global taraftaki yatırım sürecindeki yavaşlama ile Türkiye'deki model bulunurluğunun azalması ve satışların 46 adede kadar gerilemesi arasında nasıl bir ilişki var? Bunun cevabını BYD Türkiye'nin vermesi gerekiyor.

Bayi yatırımcısının kabahati ne?

Meselenin en önemli tarafı burada başlıyor. Bayiler BYD tabelasını binalarına asarken bugünkü tabloya yatırım yapmadılar. Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticilerinden birinin Türkiye'deki büyüme hikâyesine ortak olmak için yatırım yaptılar. Showroom açtılar, servis alanları oluşturdular, personel aldılar, ekipman yatırımı yaptılar. Şimdi ise güncel fiyat listesinde üç model var ve marka ağustos ayında Türkiye genelinde yalnızca 46 otomobil satmış durumda. Bu nedenle BYD Türkiye'nin önündeki soru artık sadece "Kaç otomobil satacağız?" değil. Asıl soru şu: Bu kadar yatırım yapan bayi teşkilatını nasıl ayakta tutacağız? BYD hâlâ dünyanın en güçlü otomotiv şirketlerinden biri. Türkiye pazarı da BYD açısından küçümsenecek bir pazar değil. Tam da bu nedenle markadan beklenen, Türkiye'deki yatırım planının geleceğini, yeni model tedarik takvimini ve bayi teşkilatına yönelik yol haritasını daha açık biçimde ortaya koyması. Bayilerin yeniden otomobil satabilmesi için BYD'nin Türkiye'ye yeniden otomobil getirmesi gerekiyor. Bunun için de gümrükle ilgili tüm sorunları üst düzeyde çözüme kavuşturması gerekiyor.