Karadeniz’in eşsiz doğasına eşlik eden Rize – Artvin rotasındaki lansmanda konuşan Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik, “Otomotiv sektörünün içinde bulunduğu dönüşüm neticesinde elektrifikasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik artık yalnızca trend değil, sektörün ana belirleyici dinamikleri haline gelmiş durumda. 2025 yılı da bu dönüşümün hız kazandığı, pazara giren yeni oyuncularla rekabetin yoğunlaştığı ve talebin güçlü seyrini koruduğu bir yıl oldu. Elektrikli ve plug-in hibrit araçların toplam payının yaklaşık yüzde 22’ye ulaşması, elektrifikasyonun ana akım bir dinamik haline geldiğini açıkça gösteriyor. Bu çerçevede 2025 yılı, Borusan Otomotiv Grubu olarak bizim açımızdan da oldukça güçlü bir performansla tamamlandı. Türkiye’de yaklaşık 153 bin adet seviyesinde gerçekleşen premium otomobil pazarında yüzde 30’un üzerinde bir pay elde ettik. BMW markamız ise 33.992 adetlik bugüne kadarki en yüksek satış performansıyla segmentte en çok tercih edilen marka oldu ve ‘Dünyanın En Büyük BMW Distribütörü’ unvanımızı koruduk. Elektrikli modellerin toplam satışlar içindeki payının artması, bu dönüşümün ne kadar güçlü bir şekilde devam ettiğini ortaya koyuyor. 2026 yılına ise ABD – İran gerilimi, yüksek faiz ortamı ve küresel gelişmelerin etkisi altında başladık. Türkiye otomotiv pazarı yılın ilk çeyreğinde yüzde 3,94 daralmasına rağmen hâlâ uzun dönem ortalamalarının üzerinde seyrediyor ve güçlü talep yapısını koruyor. Biz de ilk çeyreği BMW markamızla 4.812 toplam satış adediyle tamamladık. Bu satışların %50,7’lik kısmını ise 2.440 adetle tamamen elektrikli ve plug-in hibrit modellerimiz oluşturdu” dedi.
Otomotiv sektöründeki dönüşümün tüketici taleplerini de doğrudan etkilediğini belirten Hakan Tiftik, Yeni BMW iX3’ün bu taleplere en güçlü yanıtlardan biri olduğunu söyledi: “Elektrifikasyon odağındaki büyümenin devam ettiğini, tüketici beklentilerinin ise daha da rafine hale geldiğini görüyoruz. Kullanıcılar artık kendileriyle etkileşim kuran, kişiselleştirilebilen, güncellenebilen ve yaşam tarzlarına uyum sağlayan bir mobilite deneyimi talep ediyor. Yeni BMW iX3, tam da bu noktada bu dönüşümün en güçlü yanıtlarından biri olarak öne çıkıyor. Neue Klasse mimarisinin ilk seri üretim modeli olarak BMW’nin gelecekteki tüm ürün gamına yön verecek bir referans noktası niteliği taşıyor. Bu modelle birlikte BMW, elektrifikasyon sürecini baştan sona yeniden kurgulanmış, yazılım tabanlı bir mobilite deneyimi olarak ele alıyor. Dört yüksek performanslı bilgisayara sahip ‘Heart of Joy’ sistemi ve ‘Simbiyotik sürüş’ yaklaşımıyla otomobil ve sürücü arasındaki ilişki çok daha sezgisel ve bütüncül bir yapıya kavuşuyor. 800 volt mimarisiyle geliştirilen yeni nesil batarya teknolojisi ise hem daha uzun menzil hem de çok daha hızlı şarj imkânı sunarak elektrikli mobiliteyi günlük kullanım açısından çok daha pratik hale getiriyor. Aynı zamanda üretim süreçlerinden kullanılan malzemelere kadar sürdürülebilirlik odağında geliştirilen Yeni BMW iX3, karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik somut katkılar sunuyor. Kısacası Yeni BMW iX3; teknoloji, sürdürülebilirlik ve sürüş deneyimini tek bir potada buluşturarak, BMW’nin geleceğe dair vizyonunu bugünden deneyimlenebilir hale getiriyor. Borusan Otomotiv Grubu olarak sürdürülebilirlik stratejimizin merkezindeki “Türkiye Otomotiv Sektörünün Elektrifikasyon Dönüşümünde Öncü Olmak” vizyonumuz çerçevesinde daha düşük karbonlu bir geleceğe katkı sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
Neue Klasse ile Yeni Nesil Elektrikli Mimari
Yeni BMW iX3, Neue Klasse mimarisinin ilk seri üretim modeli olarak öne çıkıyor. Bu yeni mimari, batarya teknolojisinden yazılım altyapısına, araç mimarisinden kullanıcı deneyimine kadar tüm bileşenlerin yeniden tasarlandığı bütüncül bir dönüşümü temsil ediyor. Neue Klasse ile birlikte BMW, enerji verimliliğinde %25’e, menzilde ise %30’a varan iyileşme hedeflerken; daha kompakt, daha hafif ve daha entegre bir elektrikli mimari ortaya koyuyor. Bu yaklaşım sürüş hissini ve kullanıcı deneyimini de doğrudan etkileyen bir yapı sunuyor.
6. Nesil eDrive ve xDrive Dört Tekerlekten Çekiş
Yeni BMW iX3’te kullanılan altıncı nesil eDrive sistemi, BMW’nin elektrikli aktarma teknolojisindeki en güncel noktayı temsil ediyor. Ön ve arka aksa yerleştirilen çift elektrik motoru sayesinde dört tekerlekten çekiş (xDrive) sistemi sunan model, 160 kW (218 bg) güç, 610 Nm tork üretirken, dengeli güç dağılımı ve yüksek yol tutuşuyla sürüş keyfini her koşulda üst seviyeye taşıyor. Yeni BMW iX3, 0-100 km/s hızlanmasını ise 7,9 saniyede tamamlıyor.
Yeni nesil güç elektroniği, inverter yapısı ve optimize edilmiş enerji yönetimi sayesinde Yeni BMW iX3, performans ile verimliliği dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Düşük ağırlık merkezi ve 50:50’ye yakın ağırlık dağılımı, BMW’nin karakteristik sürüş dinamiklerini elektrikli mobiliteye taşıyarak hem şehir içi kullanımda konfor hem de uzun yolda stabilite sağlıyor.
108,7 kWh Batarya, 805 km’ye Varan Menzil
Yeni BMW iX3’te kullanılan 108,7 kWh net kapasiteye sahip batarya, yeni nesil silindirik hücre teknolojisiyle geliştirildi. Bu hücreler, önceki nesil prizmatik hücrelere kıyasla daha yüksek enerji yoğunluğu sunarken daha kompakt yerleşim ve daha verimli soğutma imkânı sağlıyor.
Bu teknoloji sayesinde Yeni BMW iX3, WLTP verilerine 805 kilometreye varan menzil sunuyor. Bu değerler, kullanıcıların şehir içi kullanımda günlerce şarj ihtiyacı duymadan aracı kullanabilmesine olanak tanırken, uzun yolculuklarda da menzil kaygısını minimum seviyeye indiriyor.
Ortalama enerji tüketiminin 15,1 – 17,9 kWh / 100 km aralığında olması ise, segmentinde yüksek bir verimlilik seviyesi anlamına geliyor.
800 Volt Batarya Mimarisiyle Ultra Hızlı Şarj
Yeni BMW iX3’ün en dikkat çekici teknik özelliklerinden biri olan 800 volt batarya mimarisi, şarj performansını üst seviyeye taşıyor. 400 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde otomobil, yalnızca 10 dakikalık bir şarj süresinde yaklaşık 372 kilometre menzil kazanabiliyor.
Batarya, %10’dan %80 doluluk seviyesine yaklaşık 21 dakikada ulaşırken, 22 kW AC şarj desteği ile tam dolum süresi 5 saat 45 dakika olarak gerçekleşiyor. Bu altyapı, hem uzun yolculuklarda kısa molalarla hızlı şekilde yola devam etmeyi hem de günlük kullanımda pratik şarj imkânı sunuyor.
Yüksek voltaj mimarisi aynı zamanda enerji transferinde oluşan kayıpları azaltarak sistemin daha serin çalışmasını ve uzun vadede daha stabil performans sunmasını sağlıyor.
Simbiyotik Sürüş ve Heart of Joy ile Yeni Nesil Sürüş
Yeni BMW iX3 ile birlikte BMW, sürüş deneyimini “simbiyotik sürüş” yaklaşımıyla yeniden tanımlıyor. Otomobil, sürücünün alışkanlıklarını analiz ederek sürüş karakterini buna göre adapte edebiliyor ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuyor.
Bu deneyimin merkezinde yer alan dört yüksek performanslı bilgisayara sahip “Heart of Joy” sistemi; hızlanma, frenleme, direksiyon ve enerji geri kazanımı gibi tüm temel sürüş fonksiyonlarını tek bir merkezi kontrol altında birleştiriyor. Bu sayede araç tepkileri milisaniyeler seviyesinde koordine edilerek daha akıcı, daha öngörülebilir ve daha doğal bir sürüş hissi oluşturuluyor.
Rejeneratif frenleme ile mekanik frenleme arasındaki geçişin optimize edilmesi sayesinde, elektrikli otomobillerde sıkça hissedilen yapay fren hissi minimize edilerek daha tutarlı bir sürüş deneyimi sunuluyor.
Sürdürülebilirlik ve Yeni Nesil Premium Anlayışı
Yeni BMW iX3, sürdürülebilirliği yalnızca kullanım aşamasında değil, üretimden malzeme seçimine kadar tüm süreçlerde ele alıyor. Geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımı, yenilenebilir enerji ile desteklenen üretim süreçleri ve döngüsel ekonomi yaklaşımı, modelin çevresel etkisini minimize etmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, BMW’nin yeni lüks anlayışını performans ve konforun yanı sıra sürdürülebilirlik ve teknolojiyi merkeze alan bütüncül bir mobilite deneyimi olarak tanımlıyor.
Geniş Yaşam Alanı
Yeni BMW iX3, sunduğu ileri teknolojilerin yanı sıra günlük kullanımda da yüksek fonksiyonellik sağlıyor. 520 litre bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.750 litreye kadar genişlerken, 58 litrelik ön bagaj (frunk) alanı özellikle şarj kabloları ve küçük eşyalar için pratik bir çözüm sunuyor.
Model ayrıca 2.000 kg römork çekme kapasitesiyle segmentinde güçlü bir kullanım esnekliği sağlarken, çift yönlü şarj (V2L) özelliği sayesinde harici elektrikli cihazlara enerji sağlayabilen mobil bir güç kaynağı olarak da kullanılabiliyor.