“Yüce Auto–Skoda olarak bugün Türkiye’de elde ettiğimiz rekor adetler, tek bir yılın sonucu değil. Biz farklı bir bakış açısına sahibiz ve bu adetler, 36 yılı aşan bir temsilcilik anlayışının, istikrarın ve uzun vadeli bakışın doğal bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye otomotiv pazarının yüksek rekabet ortamında, çok sayıda güçlü oyuncunun yer aldığı ve pazar payları arasındaki farkların giderek daraldığı bir dönemde, Skoda bu dikkat çekici performansa ulaştı.
45 bin adetlik satış, mevcut tedarik koşulları ve uzun vadeli planlama çerçevesinde ulaşılan bir seviye. Ancak Yüce Auto–Skoda açısından bu tür değerlendirmelerde belirleyici olan, yalnızca “kaç adet satılabildiği” değil; bu adedin hangi altyapı ve hizmet kalitesiyle desteklendiği.
Bizim için daha yüksek satış adetlerinden ziyade mevcut müşterimizi korumak ve daha yüksek müşteri memnuniyeti elde etmek daha önemli. Bu açıdan bütçemizin büyük bir kısmını müşteri deneyimine ve satış sonrası hizmetlere ayırıyoruz.
Bu başarının temelinde, Türkiye pazarının dinamiklerini doğru okumak ve buna uygun bir ürün–tedarik dengesi kurmak yer alıyor. Türkiye’de araç sahipliği oranı hâlâ Avrupa ortalamasının altında, araç parkı yaşlı ve nüfus genç. Bu tablo, pazarda büyüme potansiyelinin sürdüğünü açık şekilde gösteriyor.
Ürün tarafında bakıldığında, Skoda’nın Türkiye’de sunduğu 7 içten yanmalı ve 3 elektrikli olmak üzere toplam 10 model, pazarın yaklaşık %95’ine hitap eden bir kapsama alanı yaratıyor. Daha önceki yıllarda daha sınırlı bir ürün gamıyla, daha sınırlı bir kitleye hitap edebiliyorduk. Farklı segmentlere, farklı müşteri ihtiyaçlarına ve kullanım senaryolarına karşılık verebilen bu geniş ürün gamı, talebin tek bir modele ya da segmente bağımlı kalmamasını sağlıyor.
Yüce Auto–Skoda, Türkiye pazarında fiyat odaklı rekabet yerine donanım seviyesi, marka imajı ve müşteri deneyimine dayalı bir strateji izliyor. Bu yaklaşımın bir göstergesi olarak giriş paketi sipariş oranı yalnızca %18 seviyesinde. Oysa birçok markada giriş versiyonlarının toplam satış içindeki payı çok daha yüksek. Marka, hacmi artırmak için fiyatı aşağı çekmek yerine, değer ve kalite algısını güçlendirmeyi tercih ediyor.
Skoda’dan Türkiye’de 75 bin adetlik hedef projeksiyonu
Yüce Auto–Skoda için başarıyı değerlendirirken bugünkü sıralamadan çok, üç yıl sonra nerede olunacağı esas alınıyor. Bu bakış açısı, kısa vadeli rekorlar yerine istikrarlı bir yön duygusu ortaya koyuyor.
Bugün Türkiye’de yaklaşık %4.5 pazar payı seviyesinde olan Skoda’nın stratejik hedefi, ilk 5 marka arasında yer almak ve %7 pazar payına ulaşmak. Bu hedef, tek bir yılın agresif büyümesiyle değil, üç yıllık bir zaman dilimi içinde, adım adım gerçekleştirilecek bir yolculuk olarak tanımlanıyor. Bugünkü pazar büyüklüğüyle değerlendirildiğinde bu oran, yaklaşık 75 bin adetlik bir satış hacmine karşılık geliyor.
Skoda’nın global dünyasında Yüce Auto’nun istikrarlı yükselişi
Kendi açımızdan baktığımızda Yüce Auto olarak Skoda’nın global dünyasında 2016’da 17. ülkeydik. Şimdi ise 6. büyük ülke olduk. Önümüzde Almanya, İngiltere, Polonya, Çekya ve Fransa gibi pazarlar var. Ancak farklar oldukça düşük noktalara geldi. Adım adım istediğimiz yere ilerliyoruz. Burada hedefimiz, 2027'de yeni modellerin gelmesi ve üretim kapasitesinin artmasıyla Yüce Auto’nun 4. pazar olarak yerini alması. 2025 yılı bizim için tarihi bir yıl oldu. Škoda’nın 130 yıllık tarihinde bir distribütörün aynı yıl içinde dört ödül birden aldığı başka bir örnek bulunmuyor. Türkiye olarak inovasyon, satış sonrası hizmetler, uluslararası satış performansı ve müşteri deneyimi alanlarında ödüller aldık. Bu başarı Türkiye’yi Skoda dünyasında bir benchmark noktası haline getirdi. Kurduğumuz Škoda Deneyim Akademisi yalnızca bir eğitim merkezi değil; aynı zamanda geleceğin tasarlandığı, uluslararası düzeyde fikirlerin tartışıldığı bir arena. Nitekim geçtiğimiz yıl Skoda iki uluslararası etkinliğini Türkiye’de gerçekleştirdi.
Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz pazara çok daha farklı bir pencereden bakıyoruz ve bunu, yurt dışı kaynaklı yapılmış olan müşteri araştırmaları da ortaya koyuyor. Bir kez daha yine ilk marka olarak biz öne çıkıyoruz. Müşterisinin satın almaktan ve içinde olmaktan dolayı en mutlu olduğu marka Skoda. Altımızda daha premium markalar var. Çok iyi hizmet veriyorlar ama biz otomotiv sektörünü rakip olarak görmüyoruz. Bizim müşterilerimiz lüks bir restorandan, iyi bir havayolundan ve iyi otelden hizmet almış olabilir; bu yüzden bizim de minimum bu seviyede hizmet veriyor olmamız gerek. Müşterilerimize en hızlı refleksi veren marka olmak istiyoruz. Bu nedenle bu yıl istikrarlı büyümemizle 45-50 bin bandında bir yerde yılı tamamlamayı planlıyoruz. Elektrikli araç tarafında hedefimiz açık. Yaklaşık 50 bin adetlik satışta bunun yaklaşık 4.500-5.000’inin elektrikli olması, yani %10 paya ulaşmak. Sonraki üç yıl içerisinde bizim müşterileri taşıdığı yöne doğru emin adımlarla ve üst düzey müşteri deneyimiyle gideceğiz.
Kadın müşterilerin Skoda dünyasındaki yeri önemli ve ayrıcalıklı
Ayrıca kadınlarla aramızdaki mesafe olağanüstü süratle kapanıyor. Skoda’nın tasarım dilinin sağladığı çekicilik ve hizmet kalitesi kadınları etkiliyor. Müşterilerimizin yaklaşık yüzde 35’i kadın müşterilerden oluşuyor. Kadının Skoda dünyasındaki yeri önemli ve ayrıcalıklı olduğunu net bir şekilde ifade edebiliriz. Kadınlar tarafından en çok tercih edilen modellerimiz Kamiq, Fabia ve Scala oluyor. Ayrıca Karoq modelinde ve hatta Kodiaq modelinde de sık sık kadınları görmeye başladık. Kadınlara özel ayrıcalıklar sunmaya özen gösteriyoruz. Kadınlara servis randevularda öncelikleri var. Talepleri halinde hemen araçlarını evlerinden alıp evlerine bırakabiliyoruz. Evlerine ya da işyerlerine gideceklerse onların ulaşımlarıyla ilgili hassasiyetleri sağlıyoruz. Yeni projelerimiz de var ve onların hazırlıklarını tamamladıktan sonra sizlerle paylaşacağız.
Kadın girişimcileri destekleme projesi
Skoda’nın toplumsal değer odağı doğrultusunda Yüce Auto–Skoda olarak yaklaşık iki yıldır kadın girişimcileri destekleyen bir proje yürütüyoruz. İlhamımız, Rize’de kendi imkanlarıyla sürdürülebilir çay üreten, çay demleme alanında Çin ve Japonya’dan ödüller almış genç bir kadın girişimciyle tanışmamız oldu. Bu örnekten yola çıkarak sürdürülebilir üretim yapan kadınları desteklemeye başladık. Bugüne kadar altı kadın girişimciyle iş birliği gerçekleştirdik.
Yüce Auto-Škoda’dan deneyimsel pazarlamada öncü rol
Yüce Auto–Skoda’nın satış performansının arkasındaki en belirleyici unsurlardan biri, müşteri memnuniyetinin her adımda öne çıkarması. Uluslararası, yurt dışı kaynaklı ölçümlemelerde Skoda markası, 2025 yılında da müşteri memnuniyetinde ilk sırada yer aldı. Bu tablo, tek bir kampanyanın ya da kısa vadeli bir aksiyonun değil, uzun süredir sürdürülen bir yaklaşımın çıktısı olarak değerlendiriliyor.
Marka imajımız hızla yükseliyor. Ancak kullanım ve sahip olma memnuniyeti imajın da üzerinde. Bu da bize insanların araçlarımızı daha fazla deneyimlemesi gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle stratejimizi deneyimsel pazarlama üzerine kurduk.
Mesela Galataport’ta bir Skoda Meydanı oluşturduk. Yılda yaklaşık 25 milyon ziyaretçi ağırlayan (bunların 7 milyonu yabancı) bu lokasyon, markamız için çok güçlü bir vitrin. Hem Türkiye’de görünürlüğümüze önemli katkı sağlıyor hem de Galataport’un global ağı sayesinde Škoda’yı uluslararası ölçekte anlatma fırsatı yaratıyor. Bu projeden memnunuz. Hem biz hem Škoda global tarafı mutlu. Zaten hedefimiz de deneyimsel pazarlamada ayrışmak ve uzmanlaşmak.
Bu yaklaşımın doğal devamı olarak spor ve gençlik odağımızı da büyütüyoruz. Bisiklet tarafında aktif bir rol üstleniyoruz. Škoda’nın Tour de France ana sponsorluğu mirasını Türkiye’ye taşıyan L'Etape Türkiye by Tour de France etkinliğinde geçen yıl 2.000 bisikletçiyi ağırladık. Bu yıl hedef 3.000 bisikletçi. 2025 yılında katılımın yüzde 60'ı yerli geri kalan kısmı ise yabancı, profesyonel ve amatör sporculardan oluşmuştu. Bisiklet, mobilite ve sürdürülebilirlik perspektifimiz açısından stratejik bir alan; ayrıca Türkiye’nin bisiklet destinasyonu algısını güçlendiren bir değer yaratıyor. Özetle, deneyim nerede, Skoda orada.
Mobil şarjlar ve DC hızlı şarj istasyonları
Elektrikli araçlarda da benzer aksiyonlar alıyoruz. Henüz bu araçları ithal dahi etmeden önce, marka olarak farklılaşmamız gerektiğini düşünerek önemli adımlar attık. Elektrikli mobilitenin sadece ürünle değerlendirilmesi doğru değil. Bunun için altyapı, kullanım konforu ve müşteri güveniyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Elektrikli araçlarda iki temel anksiyete var: Menzil ve şarj süresi. Biz de önce yolda kalma korkusunu ortadan kaldıralım istedik. Diğer yandan saatlerce aracın şarj olmasını beklemek de hayatın ritmine ve normal akışına ters bir şey. Biz de tüm bunların üstesinden gelecek bir hizmet platformu yaratmak istedik.
Bu anlayışla birlikte mobil şarj istasyonlarını devreye aldık. Bugün 7 araçla hizmet veren bu sistem, yalnızca Skoda kullanıcılarına değil, marka ayrımı gözetmeksizin tüm elektrikli araç kullanıcılarına destek sağlıyor. Mobil şarj hizmetinde, mesafe tanımı yapılmaksızın kullanıcıya ulaşılıyor ve hizmet bedeli, sabit bir şarj istasyonunda ödenecek tutar seviyesinde tutuluyor.
Bu güven duygusu yaratıyor. Bu hizmetin kısa sürede gördüğü ilgi, yaklaşımın doğru karşılık bulduğunu gösteriyor. Mobil şarj hizmetleri, 2025 yılının son çeyreğinde tam kapasiteye ulaştı.
Mobil şarj hizmetini tamamlayan bir diğer önemli adım ise, bayi ağında yapılan DC hızlı şarj yatırımları oldu. Yüce Auto–Škoda, Türkiye genelindeki 52 yetkili satıcısının tamamını 360 kW kapasiteli DC hızlı şarj üniteleriyle donattı. Bu yatırımlar, yalnızca Škoda müşterilerine yönelik değil; elektrikli mobilite ekosistemindeki tüm kullanıcıların hizmetine açık şekilde kurgulandı. Showroom'a bir başka markanın müşterisini getirip oturtmak, kendi aracınızı test ettirmek olabilecek en zor şey. Ama biz bunu başardık. Geçen yıl hızlı şarj kullananların yüzde 87’si farklı markalardan oldu. Hem markamızla tanışma fırsatı buldular hem de biz de onları showroomlarımızın keyifli ortamında misafir ettik.
Skoda’nın Türkiye’deki yenilikleri devam edecek
Škoda’da 2026 yılında ilk çeyrek itibarıyla Skoda Enyaq Coupe RS ve Škoda Fabia 130 versiyonlarının Türkiye’de satışa sunulması planlanıyor. Bu modeller, mevcut ürün gamını güçlendiren ve farklı müşteri beklentilerine hitap eden tamamlayıcı adımlar olarak görülüyor.
Bu yılı, daha çok 2027’ye hazırlık dönemi olarak ele alıyoruz. Elektrikli araç tarafında ise 2026 yılı için yaklaşımımız net. 2025’in ikinci yarısında başlayan elektrikli model satışlarının ardından, 2026’da model bulunurluğunun artmasıyla birlikte elektrikli araçların toplam satışlar içindeki payının kademeli olarak yükselmesi hedefleniyor.
2027 itibarıyla Türkiye pazarına sunulması planlanan iki yeni elektrikli model bulunuyor. Bunlardan ilki, Modern Solid tasarım felsefesini yansıtan Vision 7S’ten ilham alan B segmenti SUV modeli Epiq. Epiq, şehir kullanımına uygun boyutları ve erişilebilir elektrikli mobilite yaklaşımıyla, daha geniş bir müşteri kitlesine hitap etmesi beklenen bir model olarak konumlanıyor.
İkinci önemli adım ise, Skoda’nın ürün gamında ilk kez E segmentine adım atacağı Peaq modeli. Yedi koltuklu, büyük SUV formunda konumlanan bu model, markanın elektrikli taraftaki en üst seviye temsilcisi olacak. Güçlü elektrik motoru, uzun menzil kapasitesi ve geniş iç hacmiyle Peaq, Skoda’nın elektrikli ürün gamındaki çeşitliliği yukarı taşıyan bir rol üstlenecek.
2035’e kadar konvansiyonel motorlu modeller üretimde kalmaya devam edecek. Yani biz ne tamamen sedan, ne tamamen SUV; ne sadece elektrikli ne sadece konvansiyoneliz. Her segmentte, her teknolojide varız. Bugüne kadar elde ettiğimiz sonuçlar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Rekabete saygılı, dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme anlayışıyla devam etmek istiyoruz.
Sedan stratejik bir segment
Türkiye otomotiv pazarında SUV’ların payı hızla artarken, sedan segmentinin tamamen ortadan kalktığı yönünde bir algı oluşmuş durumda. Ancak Yüce Auto–Škoda cephesinde tablo farklı okunuyor. Sedan segmenti, doğru ürün ve doğru konumlandırmayla Türkiye’de hâlâ güçlü bir talep görüyor. Bu bizim için stratejik bir segment.
Škoda’nın bu alandaki en önemli modelleri herkesin sevdiği Superb ve Octavia. Özellikle Superb tarafında Türkiye pazarı, global ölçekte son derece özel bir konumda yer alıyor. Bugün dünya genelindeki Superb sedan üretiminin yaklaşık %50’si Türkiye için ayrılıyor. Superb müşteri bağlılığı en yüksek segment. Bu veri, sedan gövde tipine yönelik talebin Türkiye’de hâlâ ne kadar güçlü olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.
Yüce Auto–Skoda, sedan modellerde planlı ve öngörülebilir bir satış hacmiyle ilerliyor. Mevcut pazar koşullarında bu adetler, müşteri ihtiyacını karşılayan sağlıklı bir seviye olarak değerlendiriliyor. İhtiyaç oluşması halinde üretim tarafında adet artırma potansiyeli de bulunuyor.
Sedanlara yönelik bu yaklaşım, kısa vadeli bir boşluğu doldurmakla sınırlı değil. Skoda, 2034–2035 yıllarına kadar konvansiyonel motorlu modelleri ürün gamında tutmayı ve Superb ile Octavia gibi güçlü sedanları bu döneme kadar pazarda sunmaya devam etmeyi planlıyor.
Yüce Auto olarak tüm senaryolara hazırlıklıyız
İçten yanmalı motorlu araçlar ya da elektrikli modeller olsun hepsine hakim bir markayız. Hangi senaryo öne çıkarsa çıksın hazırlıklıyız. Bu hazırlık elbette ciddi bir yatırım ve maliyet anlamına geliyor. Elektrikli araçları getirmeden önce tüm servislerimizde personelimizi eğittik, özel tamir alanları oluşturduk ve uluslararası standartlara uygun endüstriyel altyapıyı kurduk. Özellikle batarya güvenliği gibi konularda hata payı yok ve biz önce insan güvenliği diyoruz. Elektrikli araç tarafı pahalı ve zor bir alan, ancak biz kısa vadeli değil uzun vadeli düşünüyoruz. “Satalım, gerisini düşünürüz” anlayışı bizde yok.
Bu yaklaşımın arkasında hem Doğuş Otomotiv’in hem Yüce Auto’nun güçlü desteği var. Amacımız sadece Alman ve Çek mühendisliğini Türkiye’de satmak değil sektöre değer katan, standart belirleyen bir yapı olmak. Rakamlar elbette önemli ama kalıcı olan doğru işler yapmak. Bugün 180 binin üzerinde aktif müşterimiz var. Özellikle 4-7 yıl aralığındaki müşterilerin hâlâ bizimle olması bizim için en büyük başarı göstergesi. Çünkü bizim için mesele sadece satış adedi değil, o müşteriyi uzun vadede yanımızda tutabilmek.