Dacia LPG modelleriyle elektrikli otomobil maliyetleriyle yarışıyor!

Dacia'nin yeni model ailesindeki LPG'li modeller yakıt ekonomisiyle elektrikli otomobil maliyetleriyle yarışıyorlar. Konuyu Mais Ticari Genel Müdür Yardımcısı Levent Timur ile konuştuk.

Haberler - 24-05-2026 23:42

Dacia'nın LPG'li modelleri hakkında genel bir bilgi alabilir miyiz? 

Dacia modellerin yeni ürün ailesini tanıtıyoruz, bu heyecanı yaşıyoruz. Sadece yeni ürünler değil iki de farklı özelliği ön plana çıkartıyoruz, sunumda da bahsettim. LPG otomatik versiyonlarımız artık Türkiye'de, bu gerçekten kullanım maliyetlerini minimuma indiren çok avantajlı seçenekler. Baktığımızda Türkiye'de LPG'li araçlar çok fazla yani pazarın %30'u LPG'li. 

Tercih sebebini belirleyecek hale geldi neredeyse.

Evet. Pazarın neredeyse %30'u LPG'li durumda ama bunların tamamına yakını araç alındıktan 5-6 ay sonra dönüştürülüyor. Biz yepyeni bir teknolojiyle fabrikada LPG olarak tasarlanmış motorlarla yeni Dacia ürün ailesini lanse ediyoruz, bu çok avantajlı bir seçenek. Katalog verilerine göre 7 litre yakıyor, piyasadaki LPG dönüşümlerinin hepsi sonradan yapıldığı için 10-11 litreler seviyesinde yakıyor. Bir de güncel durumda LPG'nin litre fiyatı benzin ve dizele göre neredeyse yarı yarıya düşmüş durumda. Neredeyse elektrikli araçlar -dışarıdan şarj edildiği durumda- o seviyede yakıt tüketim maliyetini sunuyor yeni Dacia ürün ailesi. Dolayısıyla ben Türk halkı tarafından çok beğenileceğini, kullandıkça ve tecrübe edildikçe daha da çok talep göreceğini tahmin ediyorum. Bir diğer sunduğumuz yeni uygulama da Dacia'da bu yıl itibarıyla, mayıs ayından itibaren 7 yıl garantiye geçiyoruz. Müşterilerimiz eğer bakımlarını yetkili servislerimizde yaptırırsa 7 yıla süren garanti süresini sunuyoruz. Bu da çok büyük bir avantaj oluyor.

Çok büyük bir avantaj oluyor çünkü ikinci el alan da bundan faydalanıyor.

Aynı şekilde, ikinci el alan da faydalanabiliyor. Dacia müşterileri aslında hep akıllı çözüm arayan müşteriler. Genelde anketlere baktığımızda Renault'a göre de müşterilerimiz ellerinde daha çok süre araçları tutuyorlar. Bence Dacia müşterisinin kullanım öngörüsüne baktığımızda da bu durum Dacia müşterisine çok uyuyor.

Şimdi eskiden LPG'yi hep böyle benzinliyle, dizelle kıyaslardınız ki, biz de öyle yapardık. Ama siz şimdi bu sefer DC şarjla, elektrikli otomobillerle kıyasladınız ve dediniz ki “daha avantajlı”. Biraz o konuyu konuşalım çünkü elektrikli otomobil anladığım kadarıyla şu an kıyaslamadaki hedef noktalarınızdan birisi.

Şimdi elektrikli araçların Türkiye pazarındaki ağırlığı gün geçtikçe artıyor, tabii teknolojik özellikler olarak yenilikler sunuyor bu araçlar. Bir diğer tercih edilme sebebi de düşük kullanım maliyetleri. Özellikle son zamanlarda benzin litresine gelen fiyat artışlarından sonra elektrikli araçların düşük maliyetli kullanım özellikleri de ön plana çıkmış durumda. Ama tabii hala bazı müşterilerin gözünde “menzil ne kadar olacak, ne kadar şarj etmem gerekiyor, yolda şarj bulabilir miyim” tarzında soru işaretleri oluşturuyor. 

Şarj süresi ne kadar” diye bazı soru işaretleri oluyor müşterilerin gözünde. Dacia işte tam burada iddialı bir seçenek sunuyor pazara. Hem neredeyse  DC şarja göre benzer kullanım maliyeti hem de 1.500 kilometreye kadar sunduğu menzille gerçekten alternatif bir çözüm oluşturacağını düşünüyorum. Çünkü dediğim gibi bazı müşteriler elektrikli araçları yakıttaki avantajından dolayı tercih ediyor, o müşterilere ciddi bir alternatif sunacağını düşünüyorum.

Ne kadar fayda sağlıyor orada? Siz söylemlerinizde 1.500 TL gibi bir rakamdan söz ettiniz. 

Biz bunu anlatıyoruz yakıt tüketimi ne kadar diye, birçok da farklı mesaj veriyoruz. Müşterilerimiz tabii ne kadar para ödediğini anlamak istiyor. Basit bir söylem bulduk: Bugün 20 Mayıs, LPG litre fiyatı yaklaşık 35 liralar seviyesinde, benzin litre fiyatı 65, dizel 70 liralar seviyesinde. Aracımız da 50 litre bir LPG tankına sahip. Dolayısıyla her gittiğinde 50 litre benzin almak yerine LPG alırsa 1.500 liralık bir avantaj sağlıyor müşterimiz yani bir depo fiyatı yerine iki depo LPG doldurabiliyor. Bu dediğim gibi müşteriler kullandıkça farkına varıyor, etraftakilere insanlara anlatıyorlar ve bu avantaj daha da ön plana çıkıyor.

Türkiye'de dediğim gibi pazardan dolayı da LPG çok yaygın, neredeyse her benzin istasyonunda LPG var. Baktığımızda en çok LPG tüketilen ülkelerden bir tanesiyiz ulaşım yakıtı olarak.

Peki bu şartlarda kampanyalarınızda ve reklamlarınızda da herhalde bunları ön plana çıkaracaksınız. Buradaki pazar payı öngörünüz nedir? Satış rakamını sormuyorum ama pazar payında bir yükselme öngörünüz var mı?

Evet, bizim Dacia markasıyla hedeflerimiz yüksek. Önümüzde yeni ürün lansmanlarımız da var, sürprizlerimiz de olacak. Dolayısıyla o aşamaya geçmeden önce mevcut performansımızı artırmak istiyoruz çünkü büyük bir potansiyel görüyoruz. Hem dediğim gibi LPG motorlarımızın avantajıyla hem de yeni lanse ettiğimiz Logan -B segmentinde sedan olarak lanse ettiğimiz- … Burada bir boşluk olduğunu düşünüyoruz.

Pek başka araç kalmadı gibi sanki.

Evet, neredeyse araç kalmadı sedanda ama hala müşterinin talebi var. O boşluğu doldurup performansımızı artıracağımızı, bir sonraki aşamaya da iyi bir hazırlık olacağını düşünüyorum yeni Dacia ürün ailesinin.

"Tabii bir de Dacia markamızda ticari seçeneği de yok, sadece binek modellerimizle pazarda bulunuyoruz. Ticari araçların pazardaki ağırlığı da görüyorsunuzdur artıyor son zamanlarda ÖTV avantajından dolayı. Ticari araçlarda göreceli olarak ÖTV'ler, özellikle minivan segmentinde binek araçlara göre daha az olduğundan binek kullanımlı olarak da müşteriler bazen o minivanları tercih edebiliyor. Bunun arttığını görüyoruz trend olarak pazarda. Biz ilk 10'da değildik 2025 yılında, tekrardan ilk 10'a girmek istiyoruz.

Çok kısa kısa Jogger'dan ve Stepway'den de bahsedelim.

Stepway zaten B segmentinde SUV satışlarına baktığımızda hep podyuma oynayan bir model, Türk müşterileri çok beğeniyor. Aynı motor seçeneklerimiz Stepway'de da var. Dolayısıyla biz oradaki performansımızı korumayı, hatta biraz daha arttırmayı hedefliyoruz. Orada rakip sayısı daha fazla sedana göre, bildiğiniz gibi çok markanın oyuncusu var. Jogger ise tamamen farklı bir konsept. Jogger'da biz istediğimiz adetlere gelememiştik çünkü otomatik vites seçeneğimiz sadece hibrit versiyonuydu.

Jogger 5 ve 7 kililik versiyonları ve LPG seçeneği var... 

5 kişiliği var, 7 kişiliği var. LPG seçeneğiyle Jogger'da da yani LPG otomatik benzin seçeneğiyle de Jogger'da da hızlı bir şekilde performansımızın arttığını görüyoruz. Gerçekten büyük ailelere çok iyi bir çözüm oluşturan bir model; fiyatı ulaşılabilir, çok modüler bir model; 2 kişilik olabiliyor, 5 kişilik olabiliyor, 7 kişilik olabiliyor, bagaj hacmi inanılmaz artabiliyor. Ben Jogger'da taksi piyasasında da iyi işler yapacağımızı düşünüyorum çünkü dediğim gibi çok modüler bir araç ve yakıt tüketimi olarak mevcut taksilere göre çok avantaj sağlıyor. Aynı zamanda şehir içi kullanımına da uygun. Dışarıdan heybetli gözüküyor ama kompakt olarak da hizmet edebiliyor. Orada biraz taksilerde de performansımızı arttırmayı hedefliyoruz.

Yakında Türkiye'de üretilecek ve anladığım kadarıyla da yeni yılda da Türkiye'de satışa sunulacak iddialı bir modeliniz var. Striker. 

Bursa'da yeni Dacia'nın bir modelini üretmeye başlayacağız, bu bizim için çok büyük bir gurur. Yaklaşık 30 yıl sonra Türkiye'ye tekrardan bir marka yatırım yapıyor ve bir modelini Türkiye'de üretiyor. Bu sadece aslında bir modelin Türkiye'de üretilmesi değil, aynı zamanda bir markanın yerli marka olma serüveni. Dolayısıyla çok heyecanlıyız. Çok güzel bir araç, detayları Milano'da beraber konuşacağız ama Striker’in ürün gamımıza eklenmesiyle marka farklı bir boyuta geçecek. Biz şu anda aslında onun hazırlığını yapıyoruz. Orada tabii yerli üretim olduğu için farklı avantajlarımız olacak. Türk pazarına çok uyacak, müşterilerin teveccüh göstereceği bir ürün olduğunu düşünüyorum.

 

Günün Diğer Haberleri