Yatırımlar hakkında…
“Öncelikle Samsun çok doğru bir karar. Bu noktada hükümetimizin yönlendirmelerini gururla karşılıyoruz. TAYSAD olarak mümkün olan tüm komponentlerin yerli olması için var gücümüzle çalışacağız. Elimizde yerlilik oranı çok yüksek olan Togg örneği var. Diğer markalarda da bu oranı yükseltmemek için hiçbir sebep yok.”
Yeni yatırımlara hazırlık projeleri…
Bunlar tabi ki de güzel ama ilk başta sunduğumuz slaytta bir buçuk milyonda bir sıkışmışlık var ve bunun yeni projelere ihtiyacı var. Evet, hattı koruyoruz. Mevcut projelerde bir şekilde sürekliliği sağlıyoruz model değişikliğiyle çünkü o da önemli. Model değişiklikleri de problemdir çünkü bir fabrika yatırım yapar, makinelerini alır özellikle tedarikçi tarafı, ilk platform yatırımında orada evet makinalarının amortismanını sağlar, belli şeyleri sağlar ama aslında projenin akabininde yeni bir benzer model, benzer bir platform geldiğinde aslında daha karlı bir şekilde üretim yapmaya başlar. O projenin gittiği noktada da aslında o imkan otomatik olarak elinden kaçar. Bu anlamda Hyundai örneği, Ford örneği önemli. BYD örneği de evet, en başta da konuştuk mutlaka, basından da görüyoruz, belli kümelenmiş firmalar Türkiye’ye gelecektir. Bu gayet doğal ama Türkiye’den de alınacak olan ürünlerin şu anda teklif çalışmalarının yapıldığını veya bir araç üretiminde prosesin doğası gereği zaten yakından tedarik edilmesi gereken ürünlerin de Türkiye’de hali hazırda kapasitesi bulunan veya yeni yatırım yapacak olan üyelerimizden alınacağına dair haberler bizde var. O yüzden bu örnekler çoğaldığı noktada da evet tedarik sanayi için daha iyi olacak.
Hedef dünyada ilk 10 olmak…
Bizim TAYSAD olarak aslında vizyonumuzda da bulunan dünyada ilk 10 olma hedefi vardı. Şu anda üretim verileri açısından baktığımızda 2025 yılında Türkiye ilk 10’a giriyor, 1 milyon 485 bin adetle. Şimdi bu tabloyu sağ tarafta özetle baktığınızda çok net bir şey gözüküyor, 10’unculuk bir şekilde mümkün ya da oradaki rekabet 10 binler veya birkaç binler mertebesinde gözüküyor. 2024’e baktığınızda 10 olan Tayland, 2025’te 12’nci sıraya düşüyor ama iki basamak düşmenin etkisi 1 milyon 500 binden 1 milyon 447 bine yani yaklaşık olarak 50 bin adetlik farktan dolayı gözüküyor. Ama bu tablo esas olarak neden önemli, burada kalıcı olacaksak 2 milyona yaklaşmalıyız ki o 10’uncu sıradaki gruptan kopalım. Aksi takdirde burası sürekli bir anda 10’unculuğa bir anda 15’inciliğe gelme riski taşıyor.
Sonuçta unutmayalım, 10’unculukta son 3 – 4 basamağa baktığımızda Güney Kore 4 milyon, Brezilya 2,6 milyon, İspanya 2 milyon, biz şu anda 1,485 milyon. Burayı sağlamlaştırmak çok önemli. Burayı sağlamlaştırmak için de satış verisi de aslında önemli bir gösterge. Biz yıllardan beridir Türkiye’ye bir ana sanayi yatırımının veya mevcutta bulunan bir ana sanayi üreticisinin yeni model yatırımının gelmesi için en çok, belki de tek uğraşan kurum olarak kendimizi buluyoruz. Bunun sebebi, içerideki pazar kuvvetli olduğunda tedarik sanayi bir kere şüphesiz gelişiyor. Gelişmiş olan tedarik sanayi her zaman için hem ihracatçılıkta daha rekabetçi olma fırsatını bulur hem de içeride güçlü pazar yeni yatırımlar gelmesi için iyi bir fırsat yaratır. Bu anlamda satışlarda zaman oldu 25’inciliğe zaman oldu 14, 15’inciliğe, 16’ncılığa tırmandık. Yine Albert başkanın genel kurulda değindiği önemli bir nokta vardı, biz bu kadar otomotiv ülkesi, otomotivle yatan, yaşayan, tedarik sanayi gibi güçlü yanlarımızı anlatırken birçok ambargoya maruz kalmış olan ve belli noktalarda benzer belli noktalarda tamamen farklı özellikler barındıran İran, yıllardır da yanılmıyorsam bu 1 milyon bandının altına düşmüyor. Burada şunu görmeliyiz, o zaman kendimizce en azından farklı ya da pozitif olarak yorumlanabilen iyi örneklerde de neyin bizler için örnek olabileceğini, nerelerden ilham alabileceğimizi mutlaka değerlendirmeliyiz. Bazen sunumlarımızda bize şu soru geliyor, “Bu miktar doğru mu, emin misiniz, orada bu kadar adet olabilir mi” diye. Evet miktar doğru, yıllardır da bu şekilde devam ediyor.
Rekabetçi olmak adına daha yılmaz politikalar uygulamamız çok önemli
Biraz önce tabi güzel tarafı konuştuk, mevcut eldeki projeler ve biraz önce bahsettiğimiz yukarıdaki ve bizim 10’unculuk bandında bulunan ülkelerin şu an için en azından gözüken üretim adetleriyle 13’üncülüğe düşme riski var diyelim. Buna karşılık da bildiğiniz gibi farklı pozitif haberler de gündemde. İhracat tarafıyla ilgili yine referans yılımız 2017 yılı. Bu tabloda ilk dikkat çeken, 2017 yılında sayacı sıfırladığımızda tedarik sanayi 9,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken bugün bunu neredeyse yüzde 50 artırarak 15 milyar dolar seviyelerine getirdi. Biraz önce söylediğim, güçlü olmasını gönülden beklediğimiz ve aslında olması için de gayret gösterdiğimiz ana sanayinin rakamlarına baktığımızda, orada yaklaşık 19,5-20 milyar dolar bandından 22-23 milyar dolar bandına gelmiş olan bir trend gözüküyor. En olumsuz zamanlarda bile ki bu sadece pandemi yılı, 2020’dir, onun dışında tedarik sanayi büyümeyi sürdürdü. Şimdi bu bir anlamda bizi zorlayan da bir grafik çünkü biliyorsunuz rekabetçiliğimiz ciddi risk altında. Şu an için uygulanmakta olan çeşitli politikalar ve hepimizin bir şekilde uyması gereken regülasyonlar dolayısıyla ihracatçılığımız ciddi bir stres altında. Ama tabi ki de rakamlara baktığımızda burası sürekli artıyor. Birazdan değineceğim, bunun içerisinde aslında bizim de çözüm odaklı olmamız, rekabetçi olmak adına daha yılmaz politikalar uygulamamız çok önemli. Ama diğer taraftan da hep değindiğimiz bir şey var, otomotivde bugün hiçbir zaman bugünün sonucu değildir. Çoğunlukla 2-3 yıl, bazen de daha uzun faz farkları vardır. O yüzden de bugün hem 2-3 yıl öncesinin bir sonucudur hem 3-4 yıl sonrasının da sebebidir. Bu anlamda da bugün iyi projeleri, yeni üretilmekte olan coğrafyamıza yakın ülkelerdeki projelerden alamadığımız payların veya rekabetçiliğimizin zorlanmasından dolayı kaybettiğimiz işlerin etkilerini 2026-2027-2028’de göreceğiz. O yüzden onun sonucu için bugün buraya bakmak çok sağlıklı olmayacaktır. Ama tedarik sanayi çözüm bulmak için de çalışıyor, var gücüyle de gayret gösteriyor rekabetçiliğini artırmak için.
Hedef dünyada ilk 10 olmak…
TAYSAD Başkanı Yakup Birinci geçen hafta yapılan basın toplantısında önemli açıklamalar yaptı. İşte o toplantıda öne çıkanlar…

31 Mart 2025, Pazartesi - 09:12