2 Nisan gecesi birçoğumuz Türkiye Kupası derbisini izleyip günü bitirme moduna geçerken Trump bizim saatimizle 23.15 gibi dünyanın gözü önünde tarife kasırgasını estirmeye başladı.

İlk gününde dünya borsalarını şiddetle sarsan bir felaket olarak yorumlanan bu hamlenin beş temel etkisini Nikkei Asia yayın kuruluşunun çarpıcı yorumundan esinlenerek aktarıyorum.

1. Trump’ın bu kasırgayı şiddetli estirmesinin temelinde yatan ilk neden; kendisine göre hiç adil olmayan ve ABD’nin aleyhine sürekli derinleşen dış ticaret açığı. Öyle ki dış ülkelerin ABD vatandaşlarına ait olması gereken işleri çaldığı iddiasında. 2024 yılında ABD en büyük ticaret açığını Çin ile ticaret hacminde yaşadı. Çin’i Avrupa Birliği, Meksika, Vietnam, İrlanda, Tayvan, Japonya, Güney Kore, Kanada, Hindistan ve Tayland takip ettiler. Bu ülkelerin bir çoğu ABD’den gelen ithal ürünlere (örneğin motosikletler) %60 a varan tarifeler gibi çeşitli engeller koyarken kendileri kolayca ABD pazarına ihracat yaptılar. Trump da bu ülkelerin her biriyle olan ticaret açığını her bir ülkeden yapılan ithalat miktarına bölerek elde edilen oranı yeni tarife oranı olarak ilgili ülkeye uyguladı. Taban oranı da %10 olarak aldı. Böylece, örneğin Çin için %34, Japonya için %24 oranı uygulandı. Biz ise ülke olarak taban oranı olan %10 da kaldık.

2. Öyle anlaşılıyor ki bu yeni tarife oranları, 2 Nisan 2025 öncesi uygulanan eski tarife oranına eklenerek yürürlüğe giriyor. Örneğin Çin ürünlerine uygulanan %20 lik verginin ve önceki gümrük tarifesinin üzerine %34 olarak eklenecek. Dolayısıyla bazı Çin ürünleri %80 e kadar toplam tarife artışına uğrayacak. Citibank ise Çin ürünlerine gelen ortalama artışı %65 olarak hesaplıyor. Dolayısıyla, sanki Çin ürünlerinin ABD’ye girişine yasaklama gelmesinin yanında, Çin’in yıllık ekonomik büyümesinin %2,4 ve ihracatının %15,4 azalacağı yorumunu yapıyor.

3. Trump hükümetinde gümrük tarifeleri için Dış Gelirler Servisi adında bir birim görev yapacak. Bu birim, vergiye tabi ürünlerin ithalatını yapan ABD’deki iş dünyası tarafından ödenecek tarifeleri toplamakla sorumlu olacak. Şurası çok açık ki iş dünyası da ödeyeceği tarifeleri tüketicilere yansıtarak enflasyonun artışına sebep olacak. Ayrıca, ithal ürünlerin üreticisi olan ülkelere fiyatları düşürme baskısı da olacak. Bu arada bir bilgi de verelim: ABD hükümeti tarafından 2024 mali yılında toplanan gümrük vergilerinin toplamı 88 milyar $ olmuş. Trump’ın 2 Nisan kararları ile global GDP’ye 763 milyar $ ek yük geleceği Japonya Dış Ticaret Örgütü tarafından hesaplanmış.

4. Trump’ın bu yeni adımının, dış ülkelerde yatırımı olan ABD’li üreticileri ABD’ye döndürüp döndürmeyeceği konusunda ise ciddi bir belirsizlik var. Uzmanlar ve ekonomistler, ABD dışındaki yatırımcıların kısa sürede yatırımlarını ABD’ye getirmesini olanak dışı görüyorlar. Onlara göre durum bir kaos ortamına gidecek. Kanada ve Meksika örneklerindeki gibi işi bir ileri bir geri götürecek pazarlıklar olacak. Uzun vadede ise ABD ile ticaret yapan ülkeler ticaret hacimlerini azaltacaklar. Günün sonunda Çin’in bu işten daha avantajlı çıkması dahi olası.

5. Tarifeleri yeniden görüşme imkanı var mı diye bakıldığında, bir çok uzman bunun mümkün olduğunu düşünüyor. ABD ile ticareti olan ülkeler ya misillemeye gidecek ya da müzakere ile sonuç almaya çalışacaklar. Ancak, misilleme yolunun ticaret savaşları gibi başka olumsuzluklara yol açabileceği özellikle belirtiliyor.

Sonuç olarak, önümüzdeki günlerde ABD ile ticarete taraf olan ülke yönetimlerinin Trump ile görüşmeler ve pazarlıklar için sık sık ABD yolcusu olacaklarını göreceğiz.