Hedefimiz Karsan’ı dünya markası yapmak!..

Karsan CEO’su Okan Baş geçen hafta bir grup otomotiv gazeteciyle biraraya geldi. Otomobil Gazetesi’nin de davetli olduğu bu özel toplantıda Okan Baş önemli açıklamalar yaptı. İşte o açıklamaların satır başları…

Haberler - 16-03-2026 06:59

Karsan 60 yaşında

“Elektrifikasyon ve otonom ile beraber Karsan’ı bir dünya markası yapma hayalimiz var. Bu bizi, bütün çalışmalarımızda bizi yönlendiren, heyecanlandıran, motivasyonu veren, bütün takımı yönlendiren çok önemli bir unsur. Eninde sonunda biz Karsan markasını bir dünya markası yapmak istiyoruz. Bu iş adım adım oraya gidiyor. Elektrifikasyonda bir noktaya geldik. Şimdi otonom bambaşka bir sayfa. Orada da eğer hayal ettiklerimizi gerçekleştirebilirsek, bambaşka bir iş yapacağız. Net olarak bizim hedefimiz Karsan’ı bir dünya markası yapmak.

 

“Şimdi bir taraftan Karsan markası, bir taraftan da Türkiye'de özellikle bu konuda toplumun ilgisi çok fazla. Biz global markalara da 60 yıldır üretim yapan bir şirketiz. Bu da bir değer bizim için ve bunu da biz kaybetmek istemiyoruz çünkü bu da önemli bir yetkinlik bizim adımıza. Bugüne kadar son yaptığımız Renault projesine kadar hep ticari araç projesi yapıyorduk. Renault projesiyle biz otomobil üretir vaziyete geldik. Otomobil üretme kabiliyetimizi kazandık diyebilirim çünkü otomobil üretmek başka bir şey, ticari araçtan daha farklı, standartları daha yüksek, kalite standartları, eklentileri çok daha farklı. Bunu dünya markalarının standartlarında yapabilme yeteneğine sahip olduğumuzu en son projeyle düşünüyoruz diyebilirim. Geçen sene yaklaşık 51.000 adet Megane ürettik. 3 vardiya tam kapasite çalışır vaziyette tabii ürünün başarısıyla beraber. Ürün, Türkiye'de 10 senedir başarılı. Renault Megane’nın böyle başarılı olması da tabii bizim adetlerimize de yansıyor. Çok önemli bir proje, çünkü bir taraftan dediğim gibi bize otomobil üretme yeteneğini kazandırdı.

Artık Türkiye’de de varız!..

Bu arada 624 adetin 69 tanesi de Türkiye'de oldu. Yani ilk defa biz geçen sene yurtiçine elektrikli büyük otobüs sattık. Daha önce adalara 60 tane e-JEST yapmıştık bir projeyle Aselsan ile beraber. Geçen sene ilk defa 3 farklı şehirde elektrikli ihale açıldı. Üçünü de biz kazandık ve bunları da teslim ettik. Şu anda Mersin'e giderseniz, Antep'e giderseniz, Maraş’a giderseniz bizim elektrikli araçları görürsünüz. Çok da iyi gidiyor. Gerçekten neredeyse % 100’e yakın kullanım yüzdesi var, sorun nedeniyle bekleyen araç hiç yok. Çok iyi gidiyor. Tabii bunun varlığı bizim diğer şehirlerimize de genişlememiz için önemli bir gösterge. Yani hep şunu soruyordunuz, işte Avrupa'da varsınız da Türkiye'de neredesiniz diye yani bunu çok alıyorduk biz. Artık Türkiye'de de varız ve biz Türkiye'de zaten 2-3 senedir elektrikli ürünümüzü şehir şehir dolaştırdık. Arkadaşlar hiç satış baskısı olmadan herkese tanıttık. Bütün belediyeler bir elektrikli dünyayı tanıdı, tanıştı. Ondan sonra bunlar adım adım oluyor biliyorsunuz. Yani bunlar birden bire her şey dönüşmüyor, insanlar bir teknolojiyi öğreniyor, ne fayda sağlıyor onu görüyor. Ondan sonra bir deniyor, sonra karar veriyor. Onun hayata geçmesi işte başladı. Türkiye'de de artık toplamda 140 elektrikli araca çıktık. O 2.130’un 140 tanesi Türkiye'de. Zaten hep şunu söylüyordum; biraz faz farı ile Türkiye de bu işe girecek ve büyüyecek diye.

Hiç hız kesmedik!

Her türlü zorluğa rağmen biz 2025 yılında ciro Euro bazında % 10’un üzerinde büyüdük, TL bazında % 17 büyüdük. Yani 330 milyon Euro’ya çıkarttık ciromuzu. Elektrikli araç ciromuz % 37 büyüdü. Elektrikli araç ciromuz 161 milyondan 220 milyon Euro’ya çıktı. Elektrikli araç ciromuzun toplam içerisindeki oran % 54’tü, % 67’ye çıktı. İhracat ciromuz da yine 197 milyon Euro çıktı, 138 milyon Euro'ydu bir önceki sene. Burada gerçekten her türlü biliyorsunuz otomotiv dünyasında diğer şirketlere bakarsanız bir duraksama bir yavaşlama, ciroyla ilgili, kârlıkla ilgili biraz hafif sıkıntılar yaşandı. Biz hız kesmedik. Hiçbir şekilde hız kesmedik. Tabii burada bizim elektrikli dünyaya odaklanmamız ve oradaki pazarın büyümesinin çok büyük etkisi var. Oradaki varlığımızı biz de artırarak bu noktalara geldik. Yani biz büyümeyi sürdürüyoruz bu vizyonla, bu stratejiyle yaptıklarımızla bu büyüme devam ediyor, rakamlara da yansıyor. Rakamlar da bunu net gösteriyor. Kârlılığımız büyüdü. Şu anda 54 milyon Euro oldu. Yani yarattığımız değer de çok artıyor. Yaptığımız işten yarattığımız değerde % 70 oranında arttı, 54 milyon Euro’ya kadar çıktı.

Bir de bu sene Karsan'ın 60 yılı. Karsan bir taraftan 60 yıllık bir Türkiye'nin otomotiv sanayinin kurucularından ama öbür taraftan da yepyeni bir vizyonla çalışan bir şirket. Arkadaşlarımız «60’lık Genç» diye bir slogan yarattılar. Biz 60. yılında gençliğini yaşayan bir kimlikle bugün pazardayız.

*

Hedefimiz 700 elektrikli araç satmak

2026 yılında da orta vadede Avrupa’da biz ilk 5’e girmek istiyoruz, % 5 pazar payını koruyarak ilk 5’te olmak istiyoruz. Tabi bunu yapmak için mevcut pazarlardaki varlığımız yeterli değil onu da biliyoruz, yeni pazarlara açılacağız. 2026’da odaklanacağımız kuzey ülkeleri var. Hollanda, İsveç, Norveç ve Almanya’da yokuz. Bu ülkelerde hiç yokuz şu an, buralarda önce yapılanmayı başlatacağız. Tabi hemen orada tepsiyle beklemiyorlar bizi, çok kolay ülkeler değil. Bunların hepsi Avrupa’nın en zor ülkeleri. Almanya’da bir varlık yaratmak, Avrupa’nın en zor yeri. Onu da biz biliyorduk tabi, yavaş yavaş. Yeni pazarlara gireceğiz, bir de mevcutta geçen sene yavaş yavaş girdiğimiz İspanya var mesela, İspanya’da güçleneceğiz. Polonya’da güçlenmemiz lazım, oraya da arkadaşlar 2026 yılına özel çok ciddi planlamamız var. Bu iş hemen pat diye olmuyor biliyorsunuz. Bu senenin üretiminin bir kısmını biz geçen seneki siparişlerle doldurmuştuk. Bugün 450 adet kesin sipariş ile 2026 hedefimizin %65’ini doldurduk. Şu anda onları üretiyoruz. Bu arada yeni siparişler toplamaya devam ediyoruz. 4 -5 sene önce yoktu, hep sıfır ile başlar o sene sipariş toplamaya çalışırdık ama bu iş büyüdükçe bu faz farkı büyüdü. 2026 yılında hedefimiz aşağı yukarı 700 elektrikli araç satmak.

 

Türkiye şu anda biraz geride

“Avrupa’da biz, bizim doğamızla var olduğumuz yerler oldu, güçlü iş birliklerini biz çok inanıyoruz her ülkeyle. Bir ülkedeki varlığımızı biz kendimiz yaratmıyoruz. O ülkenin güçlü oyuncuları ile ortaklık yaparak yapıyoruz. Romanya'daki birlikteliğimiz öyle bir birliktelik, Portekiz'deki öyle birliktelik, Fransa'daki öyle, Hırvatistan'daki öyle. Yani güçlü olduğumuz yerlerde güçlü ortaklıklarla-partnership'lerle yaptık.

Bir de Türkiye'yi sordunuz; Türkiye’de elektrikli otobüslerin ilk yatırım maliyeti yüksek, ancak operasyonel maliyet avantajı sayesinde zaman içinde toplam sahip olma maliyetini dengeliyor. İlk maliyette yatırım gerekliliği nedeniyle Türkiye'de şu anda biraz geride. Belediyelerin tercihinde geride kalıyor ama bu değişiyor. Bugüne kadar sattığımız araçların önemli bir kısmı Avrupa Birliği fonlarıyla açılan ihaleler kapsamında gerçekleşti. Onlarla beraber oldu. Ama bu artıyor, yani biz bunların yanında bazı belediyelerde kendi kaynaklarını yaratan, Arnavutköy Belediyesi mesela, oraya ikinci partiyi de teslim ettik. Yani adım adım. Yani bu işler belediyelerin inisiyatifleri, planlamaları, kaynakları geliştikçe daha da büyüyecek işler.

Günün Diğer Haberleri