“Geleceğin Avrupa Otomobilleri" ve Yüce Auto konusu...

Otomobil Gazetesi editörü Ahmet Çelik'in bu haftaki yazısı...

Haberler - 27-07-2026 07:25

Avrupa otomotiv sanayisinde sessiz ama tarihi bir dönüşüm yaşanıyor. Bir zamanlar Çinli markaların Avrupa’ya girebilmesi bile büyük olay olarak görülüyordu. Bugün ise Çinli üreticiler artık sadece otomobil satmıyor; Avrupa’daki fabrikalara, üretim hatlarına ve mühendislik altyapılarına da ortak olmaya başlıyor. Bu hafta resmen açıklandı. Ford Motor Company ve Geely Automobile Holdings, bugün Ford’un Valencia, İspanya’daki üretim merkezinde Avrupa odaklı bir iş ortaklığı kurmak üzere anlaşmaya vardıklarını duyurdu. Yeni iş ortaklığı, Avrupa pazarı için Ford ve Geely markalı çoklu enerji teknolojilerine sahip binek araçların üretimini üstlenecek. Böylece Avrupa pazarına daha fazla ürün seçeneği ve daha güçlü bir değer önerisi sunulması hedefleniyor. Ford ve Geely, üretim hacimlerini bir araya getirerek Valencia fabrikasının kapasitesini en verimli şekilde kullanmayı, burada üretilecek araçların maliyetlerini rekabetçi seviyelere taşımayı ve sektörün yeni maliyet standardında rekabet etmeyi hedefliyor.

Bu sadece bir yatırım haberi değil.
Bu, otomotiv dünyasında güç merkezinin yavaş yavaş el değiştirdiğinin işareti. Çünkü elektrikli otomobil çağında oyunun kuralları değişti. Eskiden motor teknolojisi, şanzıman mühendisliği ve mekanik kalite belirleyiciydi. Bugün ise batarya teknolojisi, yazılım altyapısı, üretim maliyeti ve tedarik zinciri yönetimi öne çıkıyor. Çin ise tam da bu alanlarda büyük avantaj yakaladı. Avrupalı markalar yıllarca Çin’de üretim yaparak maliyet avantajı elde etmeye çalıştı. Ancak o süreçte Çinli şirketler yalnızca üretmeyi değil; öğrenmeyi, geliştirmeyi ve sonunda kendi teknolojisini oluşturmayı başardı. Şimdi geldiğimiz noktada Çinli markalar artık Avrupa’ya dışarıdan araç göndermek yerine, Avrupa’nın içinden Avrupa’ya otomobil üretmeye hazırlanıyor. Bu strateji çok önemli. Çünkü Avrupa Birliği’nin Çin’e yönelik ek vergi ve koruma duvarları yükselirken, Çinli üreticiler de çözümü Avrupa içinde üretim yapmakta buluyor. Böylece hem lojistik avantajı sağlıyorlar hem de “yerel üretici” kimliği kazanıyorlar. Üstelik bu dönüşüm sadece Çin markalarını büyütmüyor; Avrupa’daki atıl kalan fabrikalara da yeni bir yaşam alanı açıyor. Elektrikli dönüşüm nedeniyle üretim kapasitesi düşen bazı tesisler, Çinli markalar sayesinde yeniden aktif hale gelebilir.Belki de otomotiv dünyasının en ilginç dönemi başlıyor. Çünkü artık soru şu değil:
“Çinli markalar Avrupa’da başarılı olabilir mi?”Asıl soru şu:
“Geleceğin Avrupa otomobilleri ne kadar Avrupalı olacak?”

*

Keşke Patron devreye girmeden sorun çözülseydi!..

Geçen hafta sosyal medyada bir Skoda servisinde yaşanan sıradan bir şikayet konusu gündeme geldi. Bir Skoda kullanıcısı aracını servise bırakıyor ve teslimatta bir sorun yaşanıyor. Bunun karşısında da tüketici derdini sosyal medyaya taşıyor. Ve sonuçta sorun çözülüyor da bakın nasıl çözülüyor? Skoda’nın Türkiye distribütörü Yüce Auto’nun Patronu Ahmet Yüce “bizzat” devreye giriyor da öyle çözülüyor... Ahmet Yüce’yi tanıyan ve çok da seven bir gazeteci olarak, Ahmet Yüce’yi bu davranışından dolayı kutluyorum. Ama, kurumsal bir marka olarak baktığımızda bu normal mi? Yani ufacık bir sorunu bayi çalışanları, Yüce Auto yetkilileri, çalışanları çözmedi veya çözemedi de, patronun devreye girerek çözülmesi normal mi? Patron Ahmet Yüce’nin devreye girmesi ne kadar övgüye değerse, başta bayi ve marka çalışanları açısından bence çok düşündürücü... Yüce Auto çalışanları bence bunu düşünmeli ve utanmalı!..

Günün Diğer Haberleri